Ali İhsan Kocaçay, görenleri mest eden el emeği göz nuru eserlerini küçük bir dükkanda sergiliyor. Kocaçay, gidip görebildiği camileri tüm detayları ile inceleyip tasvir ederken, daha önce hiç görmediği camilerin maketlerini ise fotoğraflarını büyüterek yapıyor. Ali İhsan Kocaçay, cami maketlerini 3 farklı çeşitte hazırlıyor. Taş, ahşap ve plastik malzemelerle maketler yapan Kocaçay, hat sanatına da ilgi duyuyor.

Mest eden yeteneğiyle ilgili İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulunan Kocaçay, "Benim çocukluğumdan beri cami yapma sevgisi var. Şöyle bir hadisi şerif var Peygamber Efendimizin, ‘Kim Allah rızası için cami yaparsa cennette bir köşk verilecektir.’ O hadisi şerif çocukluktan beri benim kafamda. Ben 2 şeye aşığım. Birisi Kur’an-ı Kerim yazılarını şekillendirmek, ikincisi cami yapmak. Camiye de muvaffak oldum hat yazılarına da muvaffak oldum. Afyon’da yaptım Türkiye’de başka var mı bilmiyorum" dedi.

"150 tane eserim var"

Bugüne kadar 150 tane cami maketi yaptığını ifade eden Kocaçay açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Şu an burada 90 tane eser var. Çocuklarımın ve torunlarımın evleriyle 150 tane eser var. Mescid-i Aksa, en çok sevdiğim İstanbul’da Eyüp Sultan, Fatih İstanbul’daki camilerden 13 tane var. Türkiye’de tanınmış camilerden hepsinden bir tane var. İstanbul’da veya başka yerlerde gidip gördüğüm camileri görerek yaptım ama görmediğim diyelim ki Şam’da Emevi Camii, Hindistan’da Tac Mahal Camii, İmam-ı Azam Camii var. Onları görmedim ama fotoğrafları büyüterek yaptım. Yer gösterilseydi bu camiler 2 metre büyüklüğünde olacaktı, orijinal olacaktı. Her şeyi tam olacaktı ama bunları küçülterek yaptım. Mesela bir kenarda 8 tane pencere var. Ben bunun ancak 5’ini yapabildim. 8 yaparsam küçük küçük oluyor biçimsiz oluyor. Onun için orijinali büyük olduğu zaman yapılır."

Zorunlu kış lastiği uygulaması 1 Nisan'da sona erecek Zorunlu kış lastiği uygulaması 1 Nisan'da sona erecek

"3 çeşit şekilde cami yapıyorum"

Yaptığı cami maketi işine bugüne kadar kimsenin rağbet göstermediğini ancak birkaç ay önce bir kadının kendisine ulaştığını ve Antalya’dan öğrenmek için geleceğini belirten Kocaçay, bunun kendisini çok mutlu ettiğini vurguladı. Kocaçay "Afyon’dan öğrenen çıkmadı. Şimdi bir hanım kızımız var o öğreniyor cami ve hat yazılarını. Nasip olursa Antalyalı bir kardeşimiz var o çok heves ediyor. Antalya’da sergi yapacağım diyor. O gelecek Ramazan’dan sonra ona öğreteceğim. 3 çeşit cami yapıyorum. Birisi Osmanlı’dan kalma ahşap çivisiz geçme olarak. Orijinali neyse o şekilde ikincisi önü taş görünüyorsa onlara da ytong taşı deriz denilen taştan yaptım. Üçüncüsü mermer kaplı ve ya sıvalı ise onları da plastikten yaptım" diye konuştu.

"Mescid-i Resulullah’ı 10 minaresiyle 8.5 ayda yaptım"

Eserlerini satın almak isteyen çok kişi olduğunu fakat kendisinin müze yapmak için satmadığını dile getiren Kocaçay, "Ben Afyon’a bir müze yapmak istedim. Afyon değerlendirmedi şimdi bunu. Satışını yapmıyorum. Ancak İstanbul’dan doktor olan bir hanım istedi onlara sipariş olarak yapıyorum. Antalya’dan istediler onlara sipariş yaptım. Çünkü kendilerini tanıdığım için yaptım. Yapımı caminin büyüklüğüne minarenin sayısına göre değişir. Bunun projesi 15 gün ile bir ay içerisinde yapılıyor. Kolay bir şekilde değil. Resmi büyütmek kolay bir şey değil. Makine ile büyütülen bir şey değil. Yapım içi kubbe ve minaresine göre 2 ay 3 ay hatta mesela 8,5 ay süren cami oldu. Nedir o? Peygamberimizin bugünkü Mescid-i Resulullah’ı 10 minaresiyle 8.5 ayda yaptım" şeklinde konuştu.

Kaynak: İHA