EKOPOLİTİK - MUSTAFA KEMAL KAYA
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “yolsuzluk” ve “terör” suçlamalarıyla başlatılan iki ayrı soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Bu gelişme, Türkiye genelinde olduğu gibi Denizli’de de protestolara yol açtı.
DENİZLİ’DE İLK TEPKİ KESK’TEN VE PAÜ ÖĞRENCİLERİ’NDEN!
Denizli’de ilk tepki Kamu Emekçileri Sendikası (KESK) Denizli Şubeler Platformu’ndan geldi. KESK CHP ve İmamoğlu’na doğrudan destek verirken, eyleme CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum ve Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu da katıldı. Eyleme CHP’den de katılım oldu. Denizli’de ikinci tepki eylemi ise Pamukkale Üniversitesi öğrencilerinden geldi. Çamlık’ta amfi parkta bir araya gelen öğrenciler, İmamoğlu’nun gözaltına alınmasını protesto etti. Öğrenciler yürüyüşe izin vermeyen polis barikatına yüklendi. Eyleme polis müdahale ederken, 7 üniversite öğrencisi gözaltına alındı, ancak öğrenciler ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.
DENİZLİ’DE “ON BİNLERİN DÖNÜŞÜ!”
Öğrenci eyleminin ardından CHP Denizli İl Başkanlığı, saat 20.30’da Delikliçınar Meydanı’nda bir basın açıklaması daha doğrusu bir miting düzenledi. Adeta “on binlerin dönüşü” diye tanımlanan yoğun katılımlı mitinge Denizli’deki belediye başkanları da katılırken, çok sayıda vatandaş da destek verdi. Yapılan konuşmalarda İmamoğlu’nun gözaltına alınması eleştirilerek, sürecin hukuki değil siyasi olduğu vurgulandı.
GEZİ RUHU 12 YIL SONRA YENİDEN SOKAKTA
Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasına tepki olarak Delikliçınar Meydanı’nda gerçekleştirilen mitinge binlerce insan katıldı. Mitingte 2013 yılı Gezi Direnişi benzeri renkli eylem manzaraları da vardı. Protestolarda sık sık, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya da hiçbirimiz, susma sustukça sıra sana gelecek, Faşizme karşı omuz omuza, hükümet istifa, Mustafa Kemal’in askerleriyiz, hak hukuk adalet” sloganları atıldı. Miting sonrası kalabalık Vilayet'e kadar İzmir Marşı eşliğinde yürüdü. Gazi Bulvarı Valilik önüne kadar insan seliyle kaplıydı. CHP İl teşkilatı tarafından düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyoruz" mitingine, belediye başkanları, ilçe başkanları da katıldı...
“SOL PARTİ, TKP, TİP VE EMEP’TEN CHP’YE İMAMOĞLU DESTEĞİ”
Mitingde konuşma yapan CHP İl Başkanı ve Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Ekrem İmamoğlu’nun seçilmiş bir belediye başkanı olduğunu belirterek “Hukuksuzluğa karşı dimdik duracağız, demokrasiye sahip çıkacağız” dediler. CHP İl Başkanlığı’nın organize ettiği mitinge “Sol Parti, TKP, TİP ve EMEP” gibi CHP’nin solundaki partiler de destek verdi.
ÇINAR MEYDANI’NDA SADECE DİSK GENEL-İŞ VARDI!
Öte yandan Çınar Meydanı’nda sendikalardan sadece DİSK Genel-İş ve KESK vardı. Denizli’de ilk tepkiyi veren Kamu Emekçileri Sendikası (KESK) Denizli Şubeler Platformu Çınar Meydanı’ndaki mitinge geniş bir katılımla destek verirken DİSK ve DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası da CHP Denizli Mitingi’nin önemli destekçilerinden oldu. Kısacası İmamoğlu protestolarına tek destek veren işçi sendikası ise yine sadece DİSK ve Genel-İş Sendikası oldu. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu 19 Mart’ta İmamoğlu’nun gözaltına alındığı saatlerden itibaren bağlı bütün sendikalara “İmamoğlu’na destek için alanlara” çağrısı yapmıştı.
İMAMOĞLU’NUN YOLCULUĞU!
BİRgün Gazetesi yazarı Doğan Tılıç “İmamoğlu’nun ve muhalefetin yolculuğu” başlıklı son yazısında belki de son üç günün tahlilini en iyi özetleyen isim oldu. Tılıç’tan bazı bölümleri burada alıntılamak da bize farz oldu; “Birkaç yıldır tarihten ve siyaset bilimi literatüründen örneklerle otoriter rejimlere karşı başarının yolunu anlatmaktan bu köşenin dilinde tüy bitti: ‘Otoriter rejime karşı en geniş ittifak kurulmalı, … aktif yurttaş katılımı sağlanmalı, tüm muhalefeti heyecanlandırıp birleştirecek ortak semboller bulunmalı, bu mücadelede sıkıntı yaşayabilecek herkese sahip çıkacak dayanışma ağları örülmeli ve muhalefet en görkemli haliyle mutlaka sokakta olmalı.’ En önemli sorumluluk ana muhalefet CHP’de. Öncülük edecek. Öncülüğü ‘kendi adayımı seçtireceğim’ diye değil, o kendiliğinden olur, ‘Otoriter rejim yerine herkesin eşit ve özgür koşullarda, hukuk şemsiyesi altında yarışacağı bir parlamenter sisteme kısa sürede geçeceğiz’ diyerek yapacak!”
‘ÖZGÜR HALKI SOKAĞA ÇAĞIR!’
Doğan Tılıç’ın yazısı şöyle devam ediyor; “Saraçhane’den ve öğrencilerden yükselen ‘Özgür halkı sokağa çağır!’ sesi, muhalefete öncülük etmesi gereken CHP’ye yol gösteriyor. Özel de o sesi duyuyor: ‘Dünyada tek adamların, diktatörlerin nasıl gittiği konusunda, … bir meydana milyonların inmesi dışında bir çağrı, bir seçenek yoktur. Sokaklar bizimdir, meydanlar bizimdir. Tüm Türkiye’ye sesleniyorum. Şiddete bulaşmadan, hak aramak için, söke söke almak için sokaklar bizimdir, meydanlar bizimdir. Bana diyorlar ki sokak çağrısı mı yapıyorsun. Evet, sokak çağrısı yapıyorum! Bütün Türkiye’yi 81 ilde saat 20.30’da sokaklara, meydanlara davet ediyorum.’ Bu, geçmişte ‘Uzak durun’ denilerek sokağın kriminalize edilmesine yapılan katkıyı temize çeken bir duruş! Demokrasi yalnızca sandık, sokak da suçla eşitlenecek bir alan değil. Sokağa çağırmak suç değil. Protesto anayasal hak. Demokrasi; kırıp dökmeyen protestolarla, sokakta söz söylemeyle, grevle, boykotla demokrasi. Sadece sandıkla ancak kimi Orta Asya cumhuriyetlerindeki kadar olur!”
KARACA'NIN MAKAM ARABASI AZ DAHA ‘KOMER'İN ARABASI MUAMELESİ’ GÖRÜYORDU!
TBMM Başkan Vekili ve CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca eylemdeki öğrencileri desteklemeye ODTÜ’ye gitti. Ancak; 56 yıl önce ABD Büyükelçisi Komer’in arabasının başına gelenler az daha CHP’li TBMM Başkanvekili Karaca’nın aracının başına geliyordu. Ekrem İmamoğlu protestolarında, ODTÜ'lü öğrenciler tarafından düzenlenen protestolara destek için üniversite kampüsüne giden CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca’nın makam aracı kızgın öğrencilerin hedefi oldu. Karaca’nın Meclis plakalı aracına park halindeyken sprey boya ile “korkak” yazıldı. ODTÜ’de düzenlenen gösterilerde tansiyon yükselirken, protestocu grup polisle karşı karşıya geldi. Güvenlik güçlerinin biber gazı ve TOMA’larla müdahale ettiği göstericilere CHP’li milletvekilleri destek vermek amacıyla bölgeye gitti. Ancak olaylar sırasında ilginç bir gelişme yaşandı. Protestocu grup tarafından olay yerine gelen CHP’li TBMM Başkanvekili ve Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca’nın makam aracına, AK Partili bir bakan veya vekile ait olduğunu düşünülerek “korkak” yazıldı. Oysa her haksız, hukuksuz olaya ön sıralarda karşı çıkan CHP’nin İnsan Hakları ve Çevreden Sorumlu eski Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca; üniversite öğrencileri, mağdur vatandaşlar ve gazetecilerin ücretsiz olarak davalarını da üstlenmiş bir avukattır. Az daha burada “kurunun yanında yaşta yanacakmış” diyor ve “şiddet değil, protesto” uyarısında bulunmadan edemiyoruz.
HALİL ARIK’TAN 56 YILLIK BİR ODTÜ HATIRLATMASI!
Evet, Bu olay ODTÜ’de 6 Ocak 1969’da meydana gelen ve adeta simgeleşen bir olayı hatırlattı. Dönemin ABD Büyükelçisi Robert Komer’in 6 Ocak 1969'daki ODTÜ ziyareti sırasında, rektörlük binasının kapısında duran diplomatik plakalı 1968 model Cadillac otomobili hedef alınmış. Ve, temsil ettiği Amerikan değerlerine karşı duran, Komer'in “Vietnam İşgali” geçmişini protesto eden ODTÜ'lü öğrenciler tarafından ters çevrilip yakılmıştı. ODTÜ’de yaşanan son protestolar üzerine Denizli’nin tanınmış yazar-çizerlerinden ve matbaacı Halil Arık’tan da bir sosyal medya paylaşımı geldi. İşte, kendisi de ODTÜ Kimya mezunu bir isim olan Arık’ın o şiir gibi paylaşımı; ODTÜ Ayakta!. 6 Ocak 1969. ABD Büyükelçisi Komer'in arabası alev alev... ODTÜ o gün ayakta!. Son dersim, son sınavım, mezuniyetime 5 var. Üniversite süresiz tatil. ODTÜ'lüler terk etmedi okulu. Bu bir kararlı direnişti. Uğur Mumcu'nun da olaya müdahil olmasıyla Danıştay'a başvuru... 20 gün sonra mahkemeden olumlu karar... Dayanışmanın ve direnişin olumlu meyvesi. İşte o gün, bu gün ODTÜ hep ayakta. ODTÜ bugün yine ayakta!... Birlikteyim onlarla, o gün dik duranlar bu gün de dik durmakta... Alkışşş.... (M.HALİL ARIK (ODTÜ KIMYA 1969)
GEZİ RUHU 12 YIL SONRA SOKAKTA VE “ON BİNLER ADALET İÇİN DÖNDÜ!”
Tüm ülkeyi kaplayan protesto eylemleri, yürüyüş ve mitingler sürerken son üç gündür Saraçhane’de İBB önünde yapılan spontan mitingler en çok katılımın gerçekleştiği ve yüz binlerin telaffuz edildiği en kitlesel mitingler ve protesto gösterileri oldu. İşte bu çok katılımlı mitinglerden biri de Cuma akşamı Denizli’de yapıldı. Denizli halkı her yaştan insanları ile Delikli Çınar Meydanı’nda birbirinden renkli görüntüler oluşturdu. Sanki; “Gezi Ruhu 12 Yıl Sonra Yeniden Sokağa İnmiş ve On Binler Denizli’de de Adalet İçin Dönmüştü!”